advertising etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
advertising etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2016 Cuma

PAZARLAMA TAKTİKLERİ - 1

 PAZARLAMANIN KISAYOLLARI


Merhaba saygı değer okurlarım... Geçtiğimiz haftalarda sizlerle günbegün pazarlama ve satış taktiklerini paylaşacağım sözünü vermiştim. Artık sözümü yerine getirmenin zamanı geldi. Her hafta bir taktikle karşınızda olacağım dizinde pazarlama ile ilgili bazı detayları beraber inceleme şansı bulacağız. O halde başlayalım!


PAZARLAMA NASIL SATIŞA DÖNÜŞÜR ?

Pazarlama Nedir?

Pazarlama, kişisel ve örgütsel amaçlara ulaşmayı sağlayacak mübadeleleri gerçekleştirmek üzere malların fikirlerin ve hizmetlerin; tutundurulmasına, dağıtılmasına, geliştirilmesine ve fiyatlandırılmasına ilişkin yapılan planlama ve uygulama sürecidir. Bu sürecin sonucunda satışın gerçekleşmesi ciddi anlamda zordur. 

Yurt dışında pazarlama ustalarına yönelik yapılan araştırmalar da onların pazarlama alanında en çok pazarlamanın satışa dönmesi konusunda (%19.6 oran ile) zorlandıklarını gösteriyor.




Bununla ilgili bazı verilecek bazı taktikler pazarlamanın satışa dönüşmesine kolaylık sağlayacaktır.

Bireyselleştirme - Fayda

Hedef kitle ile buluştuğunuz taktirde onları ürünü almalarına değil fakat; ürünün yararlarını benimsemelerine yönelik olarak ikna etmeye çalışın. Diyaloglarla ihtiyaçlarını öğrenebildiğiniz müşterinin potansiyel alıcınız olduğunu unutmayarak ürününüzün faydalarını onlara detaylı şekilde anlatarak. Ürünü o kişinin benimsemesini sağlayın bir yerde satışınızı bireyselleştirin.

Çözüm ve Değer

Fayda prensibine bağlı olarak müşterinize sattığınız ürünün onlara bir çözüm olacağını ifade edin. Kısacası müşteriye, 'Yahu şimdi ben ürünü niye alayım?' sorusunu size yöneltmesine izin vermeyin. Siz müşteriye bir değer sunuyorsunuz. Bunu unutmayın!

Hikayeleştime - Tahkiye

Gerek yüz yüze, gerekse de reklamlar aracılığı ile yaptığınız anlatımlarda hikayeleştirme tekniğini asla aklınızdan çıkarmayın. Sattığınız değerin güzel bir hikaye ile buluşması sonucunda satış o kadar pazarlama uğraşı sonucunda kolaylıkla size kazanç sağlayacaktır.
Gelsin paracıklar!..

Bu anlamda yapılan güzel bir örnek enerji içeceği markası RedBull'dan geliyor. Aşağıdaki bağlantıdan video adresine ulaşabilirsiniz. 

İyi seyirler.






Kaynak Pazarlamasyon- Youtube

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Lipton İç Oh de! Halkla İlişkiler ve Reklam Disiplinleri Üzerinden Şöyle Bir Bakış

Lipton'un Yeni Reklamı'na Halkla İlişkiler Bakışı


Bugün sizinle bir reklam işleyelim istedim. Firma seçimimizde yeni bir reklam filmi hazırlayan Lipton olsun.Bu reklamı sizinle bir halkla ilişkiler disiplini gözlüğünden ve bir de reklamcılık disiplini gözlüğünden inceleyelim ama önce halkla ilişkiler.



Lipton, tüketicinin çok sevdiği bir firma. Bu zamana kadar da iyi işlere imza atan bir Unilever üyesi. Ama şunu unutmamak lazım ki bir firma, reklam kampanyası hazırlarken reklamda oynatacağı kişilere de dikkat etmesi lazımdır. Bu kampanyada seçilen isim Hayko Cepkin. Ben olsam mevcut ismi seçerken bir kez daha düşünürdüm çünkü bu bir risk. Neden böyle söylediğimi merak ediyorsanız üzerinden henüz 4 yahut 5 ay geçen 'Hayko Cepkin'in Bar Çıkışı Kadını Dövdüğü Anlar' adındaki haber videolarını hatırlayın ya da bir göz atın. Kamuoyunun tepkisini kazanan bir ünlünün, reklamında oynadığı ürün ne kadar tercih edilir bilinmez doğrusu. Yani bu kusur markaya taşınabilir; taşınmayabilir de. Bana öyle geliyor ki taşınmayacak. Tabi bir kaç istisna dışında. Çünkü, Lipton kemik müşteri yapısına sahip ve bu olaydan kolay kolay etkilenmez. Yani bu ürünü normalde alan almaya devam eder. 


Bu reklam aslında ünlünün imaj restorasyon süreci olarak da görülebilir. Çünkü kabul edin ki 4- 5 aydır Hayko Cepkin'le ilgili gündeme gelen bir haber duymadınız. Biz buna imaj restorasyonu diyoruz. Kitlelere seslenen, üne sahip kişilerin isimleri olumsuz bir olayda geçtiğinde o kişiler hemen sessizliğine bürünür ve bir süre ortadan kaybolur adeta ortalıktan 'tüyer'. Sonrasında ise bir kampanya ile, sanki o olay hiç yaşanmamış gibi kamuoyuna kendini tekrardan hatırlatır. Halkla İlişkilerin görevi de bazen bu restorasyonu sağlamaktır işte. Neyse çok detaya girmeyeceğim odak noktamız Lipton'un reklamı. Sonra konuşuruz o meseleyi :)



Hadi bir de reklam disiplininden bakalım mevzu bahis reklama...



Reklamcılık açısından başarılı bir imaj reklamı olmuş diyebiliriz. İşin için Titrifikir var. Prodüksiyon var işin içinde emek var.Her yer sarıya bürünmüş Hayko Cepkin'in yeleği bile. Lipton kırmızısı ise oyuncunun sinirlenip 'Offff' dediği anda beliriyor vee sarı kırmızı çiftlemesi tamamdır. Ellerine sağlık. Benim eleştirim şu yönde olacak ki mesaj farklı olmuş biraz 'Oh de!' Yeşilçam etkisi midir nedir bilemedim ama benim kulağıma çok da olumlu oturmadı.Ben Aydemir Akbaş diyeyim varın gerisini siz anlayın... Tabi bu benim naçizane görüşümdür. Genel olarak güzel bir reklam umarım dönüşümü de iyi olur. Reklama göz atmak isterseniz buyursunlar:


Bugünkü yazımı da bu şekilde sonlandırdım. Oh be! :)
(Üzerine tıkladığınız takdirde video açılacaktır. Saygılarımla :)








2 Mayıs 2016 Pazartesi

HUYSUZ VİRJİN VE MAYLO

Selam millet.. Herkes bilir ki reklam ürünün tanınması içindir. Tanıtımın etkili olabilmesi için de firmalar etkili bir üne sahip yıldızlarını reklamlarında oynatıyorlar. Buna en güzel örnek de 'Maylo' isimli tuvalet kağıdıdır. 

Yeni bir firma olan tuvalet kağıdı firması Maylo, reklam çekimleri için Huysuz Virjin olarak hafızalarımıza kazınan Seyfi Dursunoğlu ile anlaşmış. Bence çok etkili bir viral olmuş; fakat sanırım istenilen etkiyi pek verememiş. Bence medya planlamasında bir hata var. Çünkü, bu bir viral reklam ve tuvalet kağıdına para verecek kesim ev hanımları ve 'evinin direkleri' olan babalarımız. Onların internet kullanım oranları gençlerin internet kullanım oranlarından oldukça düşük. Ben olsam tv'yi seçerdim klasik mecra candır :). Gençler virali gördüğünde gülüp geçerler ve bu satışı olumlu etkilemez. Tabi bunlar benim kişisel görüşlerim. Üç adet viral hazırlayan firmanın imzasını taşıyan işlere buyrun bir göz atın. Yorum sizin...

https://www.youtube.com/watch?v=G5VZYGI5WQQ 

https://www.youtube.com/watch?v=JyunrJt83Ms

https://www.youtube.com/watch?v=2SNUmHpXmU8




29 Nisan 2016 Cuma

REKLAMCILIK ÜSTÜNE

Selam millet yine ben.. Bu gece sizinle reklamcılık üstüne konuşalım istedim. Bu alan gerçekten iştah açıcı geliyor bana çünkü işin içinde yaratıcı fikirli olma var ve bu benim halkla ilişkiler gibi ilgilendiğim ve tavsiye ettiğim bir alan.. Reklam en basit şekliyle ürün ve fikrin yayılmasıdır. Ama bu iş uzun süreçlerin sonunda gerçekleşen bir olay. Biraz göz atalım mı? Evet dediniz kabul ediyorum ve bu sürece göz atmaya davet ediyorum.

Düşünün yeni bir parfüm firmasının sahibisiniz ve bir kobisiniz bütçeniz çok; ürününüze çok güveniyorsunuz ama eksik ola bir şeyler var. Nedir?. Tanınma.. Tanınma reklamla mümkün olan bir mesele; bu yüzden bir reklam ajansına ihtiyaç duyuyorsunuz. Ürününüz ile ilgili reklam yapmak istediğinizi belirtiyorsunuz. Ajanstan gelen ilk soru: Satış reklamı mı yoksa imaj reklamı mı istiyorsunuz? 

İmaj reklamı firmanın marka değerini artırmaya yönelik reklamdır. İşin içinde satış amacı yoktur. Bildiğiniz halkla ilişkiler yani. Satış reklamı ise firmanın ürünlerine odaklanarak satışları direkt olarak artırmayı hedefleyen reklamlardır.

Seçiminiz satış reklamı. Detayları anlattıktan sonra ajans sizin belirttikleriniz doğrultusunda bir storyboard hazırlıyorlar bunun demo reklam şekli de var numune olarak bir reklam videosu hazırlayıp size sunuyorlar siz de beğenirseniz reklamın çekim süreci başlıyor. 

Prodüksiyon sürecinden geçen reklam kurguda son kez elden geçtikten sonra medya planlaması da yapılarak belirlenen mecrada hedef kitleye yönlik yayın yapılmaya hazır hale geliyor. Reklamlarrrr!
Firmanın satışları olumlu etkileniyorsa hazırlanan reklamın dönüşü olumlu olmuş demektir birnevi. Değilse gelen eleştiriler ve yorumlar gözönüne alarak reklamınızı iyileştirmeniz de mümkün.

Reklam süreci beni çok heyecanlandıran bir süreç henüz bunun okulunu okumaktayım ve bir an önce bu meslekle ilgili profesyonel sahada olmayı istiyorum. 

Son olarak reklamın iyi olması için yaratıcı olması gerekir. Fakat bunun için çok uçlarda düşünmemek gerekir. Ne demiş usta reklamcı Ali Taran reklam fikri için 'basitin basiti'..

Benden şimdilik bu kadar diğer yazılarımda görüşmek üzere.
Kalın sağlıcakla..

24 Nisan 2016 Pazar

Halkla İlişkileri Anlamak


Selam millet.. İlk yazımdan itibaren size halkla ilişkiler ve reklamcılık öğrencisi olduğumu söylemiştim. Bu yüzdendir ki blogumun bundan sonraki gidişatını iletişim ve kullanılan çeşitli halkla ilişkiler yöntemleri ve de aynı vakitte başarılı-başarısız reklamcılık örneklerini sizlerle paylaşarak belirleyeceğim. İlk olarak ele alacağımız konu halkla ilişkiler... Bu arada kendisi de blogger olan sevgili ablamın düğün telaşı sebebiyle blogumu bu aralar biraz boşlamış gibi oldum; bunun için affınıza sığınıyorum. :) Konuya girmeden önce şunu da özellikle belirtmek isterim; bu blogu açmamın sebebi teoride anlatılan sıkıcı öğretileri burada sürekli olarak tekrar etmek değil. Hepimiz insanız ve bazen sıkılabiliyoruz. O yüzden bazen gündelik yaşamdan da dem vuracağım ruh halime göre anlayacağınız. Girizgah yaptığıma göre konumuza geçebiliriz artık.

Halkla ilişkiler gerçekten ilk bakışta ne iş yaptığı belli olmayan bir alan. Ben bu bölümü okumaya başladığım günden beri çevremdekiler 'Ya sen okuyorsun da mezun olunca ne iş yapacaksın?' diye soruyorlar. Haklılar. Ben bile emin değildim doğrusu ilk zamanlarda. 'Hani okuyoruz güzel de nasıl hayatımızı kazanacağız?' mevzusu revaçtaydı zihnimin sarayında. Tabi zaman geçtikçe bölümle ilgili dersleri aldıkça işin ne olduğunu idrak etmeye başladım.

Halkla ilişkileri; savunma sanatı, ikna çabası, algı operatörlüğü olarak görmek mümkün. Bir halkla ilişkiler uzmanı, çalıştığı firmayı her şekilde savunmakla yükümlüdür. Örneğin bir firmanın ürünleriyle ilgili karşılaştığı herhangi bir sorunda kamuoyuna gerekli açıklamayı yapmak halkla ilişkiler uzmanının görevidir. Bunun dışından halkla ilişkiler mesleğini icra eden kişi firmanın itibar seviyesini yükseklere taşımak, firmanın müşterileriyle iyi ilişkiler geliştirmek ve bu ilişkiler bunları uzun zamanlara yayarak yapmak ve firmanın gereken zamanlarda reklam çalışmalarında bulunarak firmanın tanınırlığını artırmak gibi görevleri üstlenir. Bu sebeplerden dolayı halkla ilişkiler mesleği aynı zamanda liderlik özelliklerini de bu mesleği yapan kişilerde bulunmayı neredeyse zorunlu hale getiriyor. 

Halkla İlişkilerin kurucusu Amerika'da yaşamış olan aynı zaman basın yayın uzmanlığı yapmış olan Ivy Lee'dir. Kavram olarak halkla ilişkiler, Ivy Lee tarafından ilk kez 1897'de yayınladığı 'Yearbook of Railway Literature'  kitabından kullanılmıştır. Bu adamın bilinirliğini artıran olay Rockefeller ailesiyle yaptıkları işlerdir. İlk meşhur müşterisi ise Pennysylvania Railroad olmuştur. Bunlar halkla ilişkiler ile ilgili en temel bilgilerdir. Dediğim gibi teorik detaylara daha çok girerek canınızı sıkmak değil amacım.hocalarımdan öğrendiğim şekliyle şunu belirtmek isterim ki bu mesleği yerine getirenlerin önceden kesinlikle gazetecilikle ile ilgili tecrübelerinin olmalarıdır ve de gazetecilerle olan ilişkilerini iyi derecede tutmalarıdır. Bu tecrübe onların hem medya dilini iyi analiz ederek, onların medyayı daha iyi kavramalarına ve de bazı basın toplantılarında ya da bu tür organizasyonlarda içerden tanıdıkları gazetecileri devreye sokarak bilgiye rahat şekilde ulaşabilmelerini sağlıyor.