halkla ilişkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halkla ilişkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2017 Cumartesi

Ülker Reklamı

Ülker'den 1 Nisan için 'Mutluluk' temalı Reklam


Selamlar sevgili okurum,

Bu sabah uyandığımda bir dostum, gönderdiği mesajda Ülker'e ait '1Nisan Şaka' konulu bir reklamı izlememi öneriyordu. Reklamı izledim. Sonra bir kez daha izledim. Reklamın hiç bir yaratıcı ve 'gülümseten' kısmı yoktu. Hayattan bezdiren bir dış ses var "ulan ben yeni uyandım ondan mı böyle duyuyorum" dedim, gidip yüzümü yıkadım ve tekrar izleyip dedim ki.. Bu ne yea ? Dış ses gerçekten kötüydü dostlar. Hadi onu geçtim dış sesten ayrı olarak 'rap rap' diye sevimsiz ayrı ritim var. Bu reklamı bir çocuğun izlediğini varsayalım. Ekranda 'mutluluk vs.' diyerek mutluluktan uzak ses tonu ile malum 'şaka' teması üzerinden sürekli bir şiddet içeriği sergileniyor. Ayrıca kullanılan çöp adamın da daha sevimli olmasını beklerdim. Ya bi çocuk bu reklamı izlemez; bu böyle biline! 



Eskiden 'Aynalı Tahir' adında Alişan ve Yeşim Büber'in başrol oynadıkları bir dizi vardı. Dizi başlamadan önce Yeşim Büber kırmızı bir saç ve kıyafeti kombini ile beyaz arka plan ve fonda bir geçiş müziği ile ekrana uzaktan yaklaşırcasına yürürdü. Ben çocukken bu sahneyi izlemekten korkar babamın arkasına saklanırdım. Bu reklamı da izlerken bı anda o halim geldi aklıma. Bi çocuk bu reklamı izlemez diye boşuna demiyorum!

Ayrıca söz konusu reklam hakkında yapılan yorumlarda subliminal mesajlar da bulunduğu vs. söyleniyor. Açıkçası ben de böyle bir mesaj çabası olduğunu düşündüm. Fakat anlayamadığım şey, faaliyet gösterdiği ülkenin tüketicileri tarafından belki de en çok tercih edilen bir markanın böyle bir siyasi çatışmaya tehditvari bir yaklaşımla girişmesinin sebebi nedir? Bu gerçekten beyhude bir çaba.

Ayrıca Yıldız Holding Başkanı Murat Ülker'in 'sabitlenmiş bir tweetle' yurtdışında olduğunu belirtmesi, kriz iletişimi sürecinde 'yapılmaması' gereken hamlelerden biri sayılmalı. Reklamcılık açısından ve Halkla İlişkiler açısından maalesef başarısız bulunan bir çalışma ve akabinde alınan yanlış tedbirler ile dolu bir olay örgüsü ile karşı karşıyayız. İleri süreçlerde neler yaşanacak çok merak ediyorum.

Bu ülke hepimizin. Bu sebeple herkesin kendi işini en iyi şekilde  yapmasını diliyorum. Topçusu topuyla, popçusu popuyla bilinsin. Diğer şekilde sürekli doğan karmaşalar peşimizi bırakmaz.

Aşağıdaki linkten reklamı ve diğer örgütlerini izlemeniz mümkün dostlar. Şimdilik hoşcakalın. Gelişmelerle beraber yeniden görüşmek üzere.



15 Haziran 2016 Çarşamba

SOSYAL SORUMLULUK ANLAYIŞI

  Selamlar okurlarım... Bugün stajda iş yapmayınca halkla ilişkiler proje yarışmalarında hazırlanan pr projelerine göz atmak istedim. Projelerden çoğunun sosyal sorumluluk alanında olduklarını görünce aklıma Camı Kırık Gözlük'te sosyal sorumluluk ile ilgili bildiklerimi sizlere dilim döndüğünce aktarmak geldi. Sürç-i lisan edersem affola... :) Hadi başlayalım o vakit.

  Sosyal sorumluluk, kar amacı giden yahut gitmeyen bir kurum-kuruluşun çevresine verdiği değer bağlamında sadece içinde bulunduğu toplumun faydalarını gözeterek projeler planlama ve uygulamaya koyma anlayışını ihtiva eden bir kavramdır. O halde sosyal sorumluluk için kar elde etme maksadı taşımadığını söylememiz yanlış olmayacaktır.

 Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin halkla ilişkiler birimleri tarafından hazırlanan projelerdir. Sosyal sorumluluk projelerinde şirket çevrenin faydasını gözetirken aynı zamanda şirketin itibarını artırmayı da hedeflemektedir. Bu yüzden bazen 'masum' amaçlarla kullanılmadığı ayandır. Şirketin yeni atlatmış olduğu kriz dönemlerinden sonra ya da basın tarafından markaya gelen bir karalama kampanyası yahut yalan haberden sonra şirket her ne kadar tekzip yazısı yazarsa yazsın bu tekzipler bir sosyal sorumluluk projesi kadar 'aklama' etkisi yapmayacaktır. 

  Sosyal Sorumluluk aynı zaman da şirket için gayet güzel bir reklam fırsatıdır. Ana amaç tabii ki de markanın reklamını yapmak olmasa da marka ismi proje ile anılacağı için bu durum markanın bilinirliğine de olumlu etkilerde bulunacaktır.

  
  Buraya kadar anlattıklarımızın dışında sosyal sorumlulukta göz önünde bulundurmamız gereken bir diğer faktör de etik kavramıdır. Etik kavramı günümüzde çoğunlukla bazı 'sözüm ona' sosyal sorumluluk projesi hazırlığı içerisinde bulunmuş şirketler tarafından göz ardı edilmektedir. Peki nedir bu etik meselesinin özü? Şöyle söylemek gerekirse, sosyal sorumluluk projesinde amaç önceden de dediğimiz gibi çevresel sorunların çözümüne odaklanarak onların çözümünde şirket olarak pozitif katkıda bulunmaktır ve burada herhangi bir ekonomik kazanç niyeti bulunmamaktadır. Yani etik anlayışına göre bir şirket hazırladığı sosyal sorumluluk projesinde kar amacı gütmemelidir. Yahut markanın itibarını yükseltmek veya önceden marka isminin karıştığı bir olaydan ötürü imaj restorasyonu sağlamak maksadıyla sosyal sorumluluk projelerine girişmek sosyal sorumluluk anlayışının etik prensiplerine aykırı düşmektedir. 

  Bu alanda Marmara Medya Merkezi'nde halkla ilişkiler sorumlusu olarak çalıştığım vakitlerde ekibimle beraber hazırlamış olduğumuz sosyal sorumluluk projelerinden birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.


BİRİKTİRDİĞİNİ BOZDUR, BOZDURDUĞUNU BİRİKTİR!
  
  Bu projemizde öğrencilerin bol olarak bulundukları üniversite ortamlarına para bozdurma makineleri yerleştirmeyi düşündük. Bu sayede öğrenciler akbil, yemekhane vs. ihtiyaçları için aradıkları bozuk paraya kolaylıkla ulaşabilirler.
Ayrıca makinemiz, bozdurulan paranın %10'luk kesimini parayı yatıran kişinin hesabında saklayacak. İster dönem sonlarında ister yıl sonunda hesaba yatırılan paraya ulaşabilen öğrenci kendi harçlığını da yine kendi parasından arta kalanlar sayesinde edinebilecek.

MASKENİ TAK HAYATINA SAĞLIK KAT!

  Toplu ulaşım araçları için düşündüğümüz bu sosyal sorumluluk projemizde de halkın sağlık endişelerine bir son vermek amacı bulunmakta. Vapur, metrobüs, vb. toplu ulaşım araçlarını kullanan yolcularımız toplu ulaşım araçlarına girdiklerinde karşılaşacakları hijyenik maske ve hijyenik jeli kullanarak çevreden bulaşabileceği konusunda tereddüt ettiği virüslerden salgınlardan kendini bir nebzede olsa muhafaza etme şansını yakalayabilecekler.

17 Mayıs 2016 Salı

MARMARA MEDYA MERKEZİ HALKLA İLİŞKİLER SERÜVENİM
18.05.2016 - 03:34

Selamlar Okurlarım...


   Öğrencisi olduğum Marmara Üniversitesi'nin medya merkezinde geçen halkla ilişkiler maceramdan bahsetmek isterim size. Birimimiz; iki birim sorumlusu ben Kenan Özgür Yaşar ve değerli arkadaşım Emine Kurt; bir öğrenci koordinatörü diğer değerli arkadaşım Ayça Topçuoğlu ve biricik birim koordinatörümüz sayın ve sevgili hocamız Araştırma Görevlisi Merve Çerçi Mustafazade olmak üzere dört kişiden oluşmakta. Halkla ilişkiler birimi ilk görevini sezon açılışı için düzenlediği parti ile gerçekleştirdi. Tüm medya merkezi çalışanları, organize ettiğimiz partide deşarj olma fırsatı buldular. Bu parti herkesin sezona sağlıklı ve enerjik bir başlangıç yapması için adeta gerekliydi. Bu gerekliliği yerine getirmek ise halkla ilişkilerin göreviydi. Bu parti ile tüm medya merkezi çalışanları olarak iyi bir başlangıç yaptık.


  Açılış partisinden sonra yapacağımız işler için kolları sıvadık. Stüdyomuzda ağırlamak üzere medya merkezi çalışanlarının fakültemizde görmek istedikleri, alanlarında uzman kişileri çağırmak için onlarla itibara geçtik ve onların fakültemize geldiklerinde karşılanmaları gerçekleştirilen organizasyonlar boyunca ilgilenilmeleri ve organizasyon sonrasında yolcu edilmelerine kadar halkla ilişkiler birimimiz olarak ilgilendik.

  Fakültemizi ziyaret etmek isteyen geleceğin üniversite öğrencileri olacak lise öğrencilerimiz fakültemizde ağırladık. Onlara fakültemizi gezdirerek üniversite ortamını tecrübe edinmelerine yardımcı olduk; aynı zamanda onlara medya merkezinde yapılan işleri anlatarak gelecekteki meslek seçimleri hakkında onları bilgilendirerek yardımcı da olduk.

 Proje bazlı çalışmalarımızda hazırladığımız sosyal sorumluluk projesi ve gerilla çalışmalarından bazılarının isimleri şöyledir:

-Maskeni Tak Hayatına Sağlık Kat
-Biriktirdiğini Bozdurma Bozdurduğunu Biriktir
-Kadın Kadına Yapar Mı?

  Hazırladığımız projelerimizle fakültemizi Altın Pusula, Hayal Edin Gerçekleştirelim gibi iletişim yarışmalarında temsil etmeyi göz ardı etmedik.

   Belirttiğim faaliyetlerden ayrı olarak fakülte dışında gerçekleşen bir çok seminerlere aracı olmak çeşitli organizasyonlarda kah süpervizör kah lojistik destekleri sağladık. 

   Gelin gelelim günümüze... Her şeyin bir sonu olduğu gibi buradaki çalışma süremizin de bir sonu bulunmaktaydı ve o süre gelmişti. Dönem sonunda gerçekleştirdiğimiz sertifika töreni ile tüm medya merkezi çalışanlarına sertifikalarını sayın dekanımız başta olmak üzere bir çok değerli hocalarımızın ellerinden alma fırsatı sunduk.


   Marmara Medya Merkezi'nde çalışmak benim için büyük ve kesinlikle edinmeyi istediğim bir tecrübeydi. Burada mesleki bağlamda bir çok deneyim edindiğimi düşünüyorum. Gelecekteki çalışma hayatıma doğru bir şekilde, buradan edindiğim bir çok deneyimlerle kendime güvenim artmış bir şekilde yürüdüğümü düşünüyorum. Bundan sonra ki çalışma olanağımın nasıl gerçekleşeceiğini bilmiyorum. Ama mesleğim hakkında daha çok bilgi ve tecrübe sahibi olduğum kesin. Birim koordinatörümüz hocam Merve Çerçi Mustafazade hocama çok teşekkür ederim. :) Hakkınızı helal edin hocam üzerimizde emeğiniz çok. Aynı zamanda çalışma arkadaşlarım Emine ve Ayça sizlere de çok teşekkür ederim. Tüm bu yapılanları sizden başkası olsaydı kolay kolay kalkamazdık altından. Emeğinize sağlık. Medya merkezinde çalışan diğer tüm arkadaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ederim. Ellerinize sağlık. Hepinizin yolu açık olsun. Yaşasın PR! :)



24 Nisan 2016 Pazar

Halkla İlişkileri Anlamak


Selam millet.. İlk yazımdan itibaren size halkla ilişkiler ve reklamcılık öğrencisi olduğumu söylemiştim. Bu yüzdendir ki blogumun bundan sonraki gidişatını iletişim ve kullanılan çeşitli halkla ilişkiler yöntemleri ve de aynı vakitte başarılı-başarısız reklamcılık örneklerini sizlerle paylaşarak belirleyeceğim. İlk olarak ele alacağımız konu halkla ilişkiler... Bu arada kendisi de blogger olan sevgili ablamın düğün telaşı sebebiyle blogumu bu aralar biraz boşlamış gibi oldum; bunun için affınıza sığınıyorum. :) Konuya girmeden önce şunu da özellikle belirtmek isterim; bu blogu açmamın sebebi teoride anlatılan sıkıcı öğretileri burada sürekli olarak tekrar etmek değil. Hepimiz insanız ve bazen sıkılabiliyoruz. O yüzden bazen gündelik yaşamdan da dem vuracağım ruh halime göre anlayacağınız. Girizgah yaptığıma göre konumuza geçebiliriz artık.

Halkla ilişkiler gerçekten ilk bakışta ne iş yaptığı belli olmayan bir alan. Ben bu bölümü okumaya başladığım günden beri çevremdekiler 'Ya sen okuyorsun da mezun olunca ne iş yapacaksın?' diye soruyorlar. Haklılar. Ben bile emin değildim doğrusu ilk zamanlarda. 'Hani okuyoruz güzel de nasıl hayatımızı kazanacağız?' mevzusu revaçtaydı zihnimin sarayında. Tabi zaman geçtikçe bölümle ilgili dersleri aldıkça işin ne olduğunu idrak etmeye başladım.

Halkla ilişkileri; savunma sanatı, ikna çabası, algı operatörlüğü olarak görmek mümkün. Bir halkla ilişkiler uzmanı, çalıştığı firmayı her şekilde savunmakla yükümlüdür. Örneğin bir firmanın ürünleriyle ilgili karşılaştığı herhangi bir sorunda kamuoyuna gerekli açıklamayı yapmak halkla ilişkiler uzmanının görevidir. Bunun dışından halkla ilişkiler mesleğini icra eden kişi firmanın itibar seviyesini yükseklere taşımak, firmanın müşterileriyle iyi ilişkiler geliştirmek ve bu ilişkiler bunları uzun zamanlara yayarak yapmak ve firmanın gereken zamanlarda reklam çalışmalarında bulunarak firmanın tanınırlığını artırmak gibi görevleri üstlenir. Bu sebeplerden dolayı halkla ilişkiler mesleği aynı zamanda liderlik özelliklerini de bu mesleği yapan kişilerde bulunmayı neredeyse zorunlu hale getiriyor. 

Halkla İlişkilerin kurucusu Amerika'da yaşamış olan aynı zaman basın yayın uzmanlığı yapmış olan Ivy Lee'dir. Kavram olarak halkla ilişkiler, Ivy Lee tarafından ilk kez 1897'de yayınladığı 'Yearbook of Railway Literature'  kitabından kullanılmıştır. Bu adamın bilinirliğini artıran olay Rockefeller ailesiyle yaptıkları işlerdir. İlk meşhur müşterisi ise Pennysylvania Railroad olmuştur. Bunlar halkla ilişkiler ile ilgili en temel bilgilerdir. Dediğim gibi teorik detaylara daha çok girerek canınızı sıkmak değil amacım.hocalarımdan öğrendiğim şekliyle şunu belirtmek isterim ki bu mesleği yerine getirenlerin önceden kesinlikle gazetecilikle ile ilgili tecrübelerinin olmalarıdır ve de gazetecilerle olan ilişkilerini iyi derecede tutmalarıdır. Bu tecrübe onların hem medya dilini iyi analiz ederek, onların medyayı daha iyi kavramalarına ve de bazı basın toplantılarında ya da bu tür organizasyonlarda içerden tanıdıkları gazetecileri devreye sokarak bilgiye rahat şekilde ulaşabilmelerini sağlıyor.