anılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Üniversiteden Mezun Oldum!


Mezun Muhabbetleri

Selamlar okurlarım, bugün size 5 yıllık üniversite maceramın son gününde, bu serüvenin nasıl geçtiğine dair biraz bahsetmek için geçtim klavyemin başına. Bakalım neler yapmışım nasıl geçmiş bu 5 sene…

Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım… Bu kelime öbeğinin ilk duyduğum vakit aylardan Haziran ve ben üniversite giriş sınavımın sonrasında yaptığım tercihlerimin sonucunu beklerken bir anda ablamın aniden ‘Özgür kazandın!’ deyişinden sonraydı. Bazı derslerin tamamen İngilizce gerçekleştiği bu bölümde ben de 'tamamen' İngilizceden uzak bir yaşam sürdürmekteydim. Hazırlık sınıfına alınmadan önce yapılan seviye belirleme testinden 100 üzerinden 23 almam bunun en somut kanıtlarından biriydi bana göre.
Velhasıl kelam, hazırlık sınıfında inanılmaz bir efor harcayarak İngilizce ile olan meselemi bitirdim sayılırdı. Yılsonu bir sınav daha olduk ve oradan güzel bir sonuç alarak bölüme girme hakkını kazanabildim.



Tabi bu henüz bir başlangıçtı. Önümde daha 4 koca yıl var ve ben nelerle karşılaşacağımı bilmiyordum. Kendimi odaklamış derslerimi ve sınavlarımı başarıyla geçmeye yeni yeni alışmışken karşıma Erasmus diye bir olay çıktı. Erasmus sayesinde yurtdışında eğitim alabilirdim. Hem de okulun maddi (burs) yardımlarıyla! İngilizceyi de yeni öğrenmişim ya bir gaza geldim ve bu program için sınava girdim. Oldu! Erasmus ile Macaristan/Budapeşte’de eğitim almaya hak kazanmıştım. 2.sınıfın ilk dönemi, yani bir öğrenci için gidilebilecek en erken dönemde bu tecrübeyi yaşamaya hak kazanmış olmak beni tek başıma yeni bir ortamda, gurbet ellerde tek başıma yenilikleri keşfetmekle süren diğer bir macera ile baş başa bırakmıştı. Gezdim, öğrendim, eğlendim, yeni kişiler tanıdım, inanılmaz tecrübeler edindim, hatta biraz da olsa Macarca bile öğrendim! Bunlar gerçekten büyük değerler. Bunları tecrübe etmenizi şiddetle tavsiye ederim! Erasmus ile ilgili detaylı anılarımı önceki yazılarımdan takip edebilirsiniz. Burada daha çok detaya girmeyeceğim.

Ülkeme döndüğümde kendime güvenim artmış derslerime daha istekli bir şekilde sarılmıştım. Günler geçiyor, takvim yaprakları döküldükçe dökülüyordu. Kesinlikle bu zamanlar içinde aralıklı dönemlerle staj eğitimleri, seminerler, iş başvuruları ve bazı kısa zamanlı iş tecrübeleri gibi etkinliklerden de kendimi alıkoymadım. Tam gaz devam!

Ne var ki son yıla geldiğinizde her ne kadar bazen olumsuzluklar yaşamış da olsanız okul hayatınızla ilgili güzel anılarınız daha bir canlanıveriyor aklınızdaki yaz sinemalarında. Aynı zamanda mezun olduktan sonra iş bulma, çalışma hayatına girme; hatta evlenme gerekliliğinizin düşünceleri de cabası işin...

Son yılda arkadaşlarınızla daha çok gelecek planlamaları ile ilgili muhabbetler yaparken bulabilirsiniz kendinizi. Normal. İlginç olan 4 yıl bitmek bilmeyen okul son yılda sıcakta kalmış yağ gibi erimeye başlayıveriyor. Ve açıkçası o yağı soğuk tutabileceğiniz dolabınız da yok!

Her ne olursa olsun (zor sınavlar+1) öğrencilik hayatını dolu dolu yaşamaya özen gösteren ben Marmara Üniversitesindeki yıllarımı; güzel anılar edindiğim, çok iyi hocalar tanıdığım ve harika dostlar edindiğim bir eğitim yuvası olarak hatırlayacağım. Bizlere yılmadan, usanmadan bir şeyler öğretmeye çalışan tüm saygıdeğer hocalarıma hem kendi adıma ve hem de arkadaşlarım adına sonsuz teşekkürleri borç bilirim. Teşekkürler Marmara! Kim bilir üniversite hayatım bir yerlerden devam eder? 😊

Bu aralar bitişlerim hep duygusal oluyor ama idare edin. Kendinize çok iyi bakın benim biricik okurlarım...


Sevgilerimle…

24 Mart 2016 Perşembe

Hoşgeldiniz Efendim

Selamlar..

Bu yazı, bloğumun ilk yazısıdır. Bu yüzden ilk yazımı bir 'hoşgeldiniz' havasında yazmak istedim; o yüzden izninizle size kendimi tanıtarak başlayayım. İsim ve soy ismim Kenan Özgür Yaşar. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Memleketim Diyarbakır. Geçtiğimiz yıl, üniversitemin anlaşması olduğu Erasmus programına dahil oldum. Macaristan'ın başkenti Budapeşte şehrinde bir dönem boyunca İşletme okudum. Hobilerim arasında atletizm, müzik ve gezip eğlenmek var. Evet atletizm; çünkü hayatımın 6 yıllık süreci 'sprint' yani hız koşusu sporu yapmakla geçti. Çok hızlı olduğumu söyleyebilirim; fakat eskiye oranla aynı hız seviyesinde değilim; itiraf ediyorum! :)

Üniversite hayatıma başlarken aklıma spora yönelmek vardı. Lisenin ilk yıllarında çok tembel bir öğrenciydim. Lisede aldığım ilk karnemde 8 dersten zayıf notum vardı. Ne var ki azmederek matematik hariç tüm zayıf notlarımı düzelttim ve sonraki yıllarda her dönem teşekkür ve takdir belgeleri alarak -ki 11. sınıftayken okul 3.'süydüm- liseyi başarıyla tamamladım. 

Üniversite hazırlık zamanında da büyük bir özveriyle çalışmalarımı sürdürdüm. Ne kadar çabalarsam çabalayım matematik dersini üniversiteyi kazandıktan sonra kurtarabilmiş ve diplomamı alabilmiştim. Bir türlü yıldızımın barışmadığı matematik üniversite sınavında da kendini gösterdi.
Sınava girdiğim dönemde matematikten 3 soru çözdüm 3'ü de yanlış çıktı. ve -0,75 net ile dönemin matematik dalında en başarısız öğrencisi oldum. Sözel derslerdeki başarılarım sayesinde  nihayet üniversiteye giriş sınavından tatmin edici bir puan alarak tercih listemi hazırlayabildim. Sonuç?Listemin 4. sırasında bulunan Marmara Üniversitesi'ni kazanmıştım. 

Hazırlık sınıfına başladığım zaman ingilizce ile ilgili hiçbir altyapım yoktu; lakin lise döneminde gösterdiğim özveriyi aynı şekilde gösterek hazırlık sınıfında alınabilecek en yüksek verimi aldım ve kendimi ingilizcede yeterli görerek hazırlığı atlattım. 

Üniversiteyi kazanmadan önce üniversite ile ilgili anlatılanlar beni kendine yeterince çekmişti. 1. yılıma başladığımda 'hayaller-hayatlar' karşılasması yapmamam ise mümkün değildi :). Üniversite'de çok çalışarak başarılı olmam gerektiğini biliyordum. Bunun için sürekli ders dışı aktivitelerle meşgul oldum. Seminerler, proje yarışmaları, fuarlar, sempozyumlar en sevdiğim ortamlar olmuştu. Sürekli o ortamlarda yer almaya çalışıyordum. Üniversitenin sağladığı teorik bilgiyi pratikle kavuşturmadan yeterli öğrenmeyi ve tecrübeyi edinemeyeceğimin daha o yaşta farkında olmamdan ötürü sürekli bu tür organizasyonlarda bir şekilde bulunmaya çalışıyordum.

Yurt dışına gitme imkanım olmadığı için ingilizce pratik yapma şansım pek yoktu bu yüzden ben de imkanları kendim sağlıyordum. İngilizce bilen kişilerle sohbet etmeye çabalıyordum. Hatta evde tek olduğum zaman sürekli aynanın karşısına geçerek ingilizce haber metinleri, şarkı sözleri vs. okuyordum. 1. sınıfın 2. döneminde erasmus denilen programın varlığında haberdar oldum. Kendi kendime dedim ki ben orda olmalıyım. Erasmus'u kazanmalıydım; çünkü bu benim için ingilizceyi pratik edebileceğim, ayrıca hayat ile ilgili birçok tecrübe edinebileceğim büyük bir fırsattı.

Erasmus sınavından 89 puan aldığımda yurtdışına çıkabileceğim fikri aklımda aydınlandı. Ve hemen ülkeleri araştırmaya koyuldum. Macaristan, araştırdığım ülkeler arasında bana en uygun gelen ülkeydi ve ilk sıraya o ülkeyi yazmıştım. İstediğim olmuştu ve erasmusu kazanmıştım.

Dostlar bugünlük size kendimi tanıtmış olayım. Ama bunu saymıyorum diğer yazıma da bekliyorum siz değerli okurları. Bir sonraki yazımda  erasmusta yaşadığım değerli anıları sizlerle paylaşmak üzere. Kalın Sağlıcakla..